16 Şubat 2018 Cuma

SONER YALÇIN - SAKLI SEÇİLMİŞLER

Bu Soner Yalçın araştırması Ocak ayında yayımlandı, emperyalistler/çok uluslu şirketler/ultra zengin oligark aileler (kirli asalet) tarafından tüm dünyada uygulanan gıda terörü/biyolojik savaşı anlatıyor...

''Bugün küresel güçler...
Gıdaya egemen oldular.
Buğdayın genetiğini değiştirdiler.
Pirincin soyanın vb. genetiğini değiştirdiler.
Tavuğu tavukluktan, sığırı sığırlıktan, balığı balıklıktan çıkardılar.
Neredeyse tüm yiyecekleri katkı maddeleri ile doldurdular.
Köyleri-üreticileri ezdiler. Üretim yapmalarının önüne geçtiler.
İnsanoğlunu endüstriyel gıdaya mahkum ettiler, beslenme biçimini değiştirdiler. Okudunuz:
Tohumda küresel güçlere mecbur bırakıldık.
Gübrede, ilaçta onlara mecbur bırakıldık.
Kimyasalların hammaddesi petrolde onlara mecbur bırakıldık.
Mazotta, elektrikte onlara mecbur bırakıldık.
Endüstriyel yiyeceklerle hastalıklara maruz bırakıldık.
Şeker gibi haz veren katkı maddeleriyle beyni öldürdüler.
Kanser yaptılar, kısır ettiler. İlaca bağımlı yaptılar.
Bir yanda açlığı, diğer yanda obeziteyi artırdılar.
İnsanoğlunu yedi günahtan biri olan ''oburluk'' ile cezalandırdılar! (syf:429)''

Özetle yediğimiz, içtiğimiz HER ŞEY zehirlenmiş durumda ve bu hale küresel güçlerin niyetlerini anlamak istemeyen çıkarcı iktidarlarımız sayesinde geldik... ''AKP, Türkiye tarımının planlı şekilde şekilde çökertilmesine ve tohumumuzun-bitkimizin küresel şirketlerin kaderine terk edilmesine olanak verdi. Küresel şirketlerin tohumluk üretimi, satışı ve dağıtımı Türkiye'de yasal koruma altına alındı. Şirketler bitkideki gen değişikliğiyle patent alarak mülkiyet hakkını ele geçirmeye başladı. Bunun adı düpedüz emperyalist gıda işgaliydi. (syf:23)''

Çok detaylı bir araştırma, bir sürü şey öğreniyorsunuz ama bir yandan da okurken tüyleriniz diken diken oluyor... tüm kitap boyunca birisi boğazımı sıkıyor hissi ile okudum... ama ne ile karşı karşıya olduğumuzu öğrenmekte fayda var o nedenle bu değerli araştırmayı okuyun ve herkese de okutun...

Soner Yalçın'ın son sözü ile bitiriyorum...
''Son söze gerek var mı?
Acilen bu küresel biyolojik savaşın farkında olmak gerekiyor.
Acilen ulusal tarım politikasına ihtiyaç var.
Acilen ulusal sağlık politikasına ihtiyaç var.
Acilen Atatürk'ün gösterdiği yolda ulusal bağımsızlığı yeniden yaratmaya ihtiyaç var.
Yoksa...
Sizi de, çocuklarınızı da, torunlarınızı da hızla öldürüyorlar!
BÜYÜK TEHLİKENİN FARKINDA OLUNUZ... (syf:475)''

Yazar: Soner Yalçın
Sayfa Sayısı: 504
Basım Yılı: 2018
Yayınevi: Kırmızı Kedi

Siz onları değil; onlar sizi seçti
Bir film düşün.
İlk sahne sıradan bir olayla başlar.
Film ilerledikçe gelişmelere inanamazsın.
Dehşete kapılırsın.
Film biter. Etkisinden kurtulamazsın.
Korkarsın.
Bu kitabın yazım sürecinde ben bunları yaşadım.
İlk sahne:
Altı yıl önceydi.
Medyaya her cümlesi yalan olan bir haber sızdırıldı.
Peşine düştüm..
Bir Soner Yalçın Araştırması

5 Şubat 2018 Pazartesi

MEHMET EROĞLU - Issızlığın Ortası

Mehmet Eroğlu kitaplarına geç başlayanlardanım, öncesinde yalnızca Zamanın Manzarası'nı okumuş ve çok beğenmiştim. Bu, yazarın ilk romanı 1979'da Milliyet Roman ödülünü (sonrasında iki ödül daha) almasına rağmen 12 Eylül yönetimince yasaklandığı için ancak 1984 yılında basılabilmiş...

1971-1975 yılları arasını geri dönüşlerle anlatan yazarın muhteşem bir dili var, roman o kadar sürükleyiciydi ki elimden bırakamadan okudum... hikaye Kıbrıs Savaşından dönen Ayhan'ın geçmişiyle hesaplaşması ile bugününü sürüklemesi arasında gidip geliyor... Ayhan'ın çocukluğunda ailesi ile yaşadığı sorunlar, okul arkadaşlarını bir anlamda ailesinin yerine koyması, marazi bir cinsellik, sosyalist hareket içindeki faaliyetler, ihanetler, hapisler, işkenceler ve her şeyin üzerine tuz biber eken savaşı da ekleyince ruh sağlığı tarumar olan genç bir adamın dramını ve bir ülkenin hallerini okuyoruz...

Konuyu bu kadar dümdüz yazınca klasik bir dönem romanı gibi duruyor ama fevkalade değişik anlatılmıştı, çok etkileyiciydi, insanlığa, Tanrı'ya, bir fikre bağlanmaya dair çok çarpıcı saptamaları vardı kaçırmayın okuyun mutlaka...

Yazar: Mehmet Eroğlu
Sayfa Sayısı: 310
Basım Yılı: 2014 1984 (İlk Basım)
Yayınevi: İletişim

Dünyayı değiştirecektik, ama değiştirmeye çalıştığımız dünyanın ne denli değiştiğini kavrayamadık. Artık kimsenin kahramanlara aldırdığı yok. Kahramanların sonu geldi, soyları tükendi. Belkemiğine bir sopa ve işin bitik. Devrimciler, âşıklar, soylular, alçaklar, bütün yolların kapalı olduğu zamanlar... Uzun mektuplar, eski arkadaşlar, dönüp duran hatıralar, itiraflar, pişmanlıklar... Ense kökünde bir yara, beyninde bir iblis... Ayhan geçmişinden kurtulmalı; Violet'i, Papaz'ı, Doktor'u, kelebekleri, kumsalı silmeli aklından... Bir şeyleri de unutmamalı... Hep hatırlamalı...

Arada kalan, kaybolan, kayıplarını arayan, savaşı sorgulayan, nefes almaya çalışan ve ölümün eşiğinde yaşayan bir kahraman... Bir 68' romanı... Tempolu, nefes nefese, Türkçe edebiyatta eşine az rastlanır bir kurgu... Issızlığın Ortası, usta yazar Mehmet Eroğlu'nun yayımlanan ilk romanı. Şaşırtan, edebiyata tazelik getiren, sakıncalı bulunan, bol ödüllü... Cesur ve yeni..

Mehmet Eroğlu: 1948’de İzmir’de doğdu. 1971 yılında ODTÜ’den mezun oldu. Aynı dönemde, 12 Mart Darbesi ardından kurulan Sıkıyönetim Mahkemesi’nce sekiz yıl hapse mahkûm edildi. 1974 yılındaki genel aftan sonra yazmaya başladı. İlk romanı Issızlığın Ortası, 1979 Milliyet Roman Ödülü’nü kazanmasına karşın 12 Eylül sıkıyönetim döneminde solcu ve antimilitarist unsurlar taşıdığı gerekçesiyle yayımlanamadı. Romanları ancak 1984 yılından itibaren basılabildi. Milliyet Roman Ödülü’nün ardından Madaralı Roman Ödülü ve Orhan Kemal Roman Armağanı’nı da kazanan Issızlığın Ortası ve Geç Kalmış Ölü’yü sırasıyla, Yarım Kalan Yürüyüş (1986), Adını Unutan Adam (1989), Yürek Sürgünü (1994) adlı romanlar izledi. Mehmet Eroğlu 1994-2000 yılları arasında senaryo yazımı ve müzik çalışmaları nedeniyle romana ara verdi. Bu dönemin ardından Yüz: 1981 (2000), Zamanın Manzarası (2002), Kusma Kulübü (2004), Düş Kırgınları (2005), Belleğin Kış Uykusu (2006), Fay Kırığı Üçlemesi’nin ilk kitabı Mehmet 2009, ikinci kitap Emine 2011 yılında, son kitap Rojin ise 2013 yılında yayımlandı. Yazarın Gezi Direnişi sırasında geçen 9,75 Santimetrekare adlı kitabı 2014’te, Mermer Köşk adlı romanı ise 2017’de yayımlandı. Eroğlu’nun öğrencileri tarafından kitaplarından seçilmiş Edebi Aforizmalar (2016) adlı bir kitabı daha vardır.