Kayıtlar

Şubat, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SONER YALÇIN - SAKLI SEÇİLMİŞLER

Resim
Bu Soner Yalçın araştırması Ocak ayında yayımlandı, emperyalistler/çok uluslu şirketler/ultra zengin oligark aileler (kirli asalet) tarafından tüm dünyada uygulanan gıda terörü/biyolojik savaşı anlatıyor...
''Bugün küresel güçler... Gıdaya egemen oldular. Buğdayın genetiğini değiştirdiler. Pirincin soyanın vb. genetiğini değiştirdiler. Tavuğu tavukluktan, sığırı sığırlıktan, balığı balıklıktan çıkardılar. Neredeyse tüm yiyecekleri katkı maddeleri ile doldurdular. Köyleri-üreticileri ezdiler. Üretim yapmalarının önüne geçtiler. İnsanoğlunu endüstriyel gıdaya mahkum ettiler, beslenme biçimini değiştirdiler. Okudunuz: Tohumda küresel güçlere mecbur bırakıldık. Gübrede, ilaçta onlara mecbur bırakıldık. Kimyasalların hammaddesi petrolde onlara mecbur bırakıldık. Mazotta, elektrikte onlara mecbur bırakıldık. Endüstriyel yiyeceklerle hastalıklara maruz bırakıldık. Şeker gibi haz veren katkı maddeleriyle beyni öldürdüler. Kanser yaptılar, kısır ettiler. İlaca bağımlı yaptılar. Bir yanda açlığı, diğe…

MEHMET EROĞLU - Issızlığın Ortası

Resim
Mehmet Eroğlu kitaplarına geç başlayanlardanım, öncesinde yalnızca Zamanın Manzarası'nı okumuş ve çok beğenmiştim. Bu, yazarın ilk romanı 1979'da Milliyet Roman ödülünü (sonrasında iki ödül daha) almasına rağmen 12 Eylül yönetimince yasaklandığı için ancak 1984 yılında basılabilmiş...
1971-1975 yılları arasını geri dönüşlerle anlatan yazarın muhteşem bir dili var, roman o kadar sürükleyiciydi ki elimden bırakamadan okudum... hikaye Kıbrıs Savaşından dönen Ayhan'ın geçmişiyle hesaplaşması ile bugününü sürüklemesi arasında gidip geliyor... Ayhan'ın çocukluğunda ailesi ile yaşadığı sorunlar, okul arkadaşlarını bir anlamda ailesinin yerine koyması, marazi bir cinsellik, sosyalist hareket içindeki faaliyetler, ihanetler, hapisler, işkenceler ve her şeyin üzerine tuz biber eken savaşı da ekleyince ruh sağlığı tarumar olan genç bir adamın dramını ve bir ülkenin hallerini okuyoruz...
Konuyu bu kadar dümdüz yazınca klasik bir dönem romanı gibi duruyor ama fevkalade değişik anl…