30 Ekim 2017 Pazartesi

HARUKİ MURAKAMİ - KADINSIZ ERKEKLER

Bu ayı iki kitapla tamamlayacağımı düşünmüştüm ama eski ve sevgili dostum Murakami'nin ne kadar muhteşem olduğunu unutmuşum... Kadınsız Erkekler kitabını çıkar çıkmaz almış, öykü olduğu için de bir türlü elim gitmemişti... açıkçası sevmeyeceğimi, keyifle okuyamayacağımı düşünüyordum... ne büyük bir yanılgı!! bayıldım resmen... eski romanlarının tadını aldım, elimden bırakamadan okudum, en sevdiklerimden biri oldu...

Ayrıca bana sanki roman okuyormuşum gibi de geldi, kitapta yedi öykü var ama hepsi aynı tema ile yazılmış, bütünlüklü bir yapısı vardı veya ben öyle hissettim, ara vermeden merakla peşi sıra okudum... 

Yalnız, pek sosyal olmayan ama hisleri güçlü erkekler, aldatan kadınlar, kadınları çözmeye/anlamlandırmaya çalışan erkekler şeklinde bir döngüsü olan öykülerdi, sanki yazar bir serzenişte bulunuyor gibi geldi, özellikle Kino öyküsünü çok sevdim, Aşık Samsa çok sevimliydi (Kafka'ya hoş bir selam olmuş) velhasıl kitabı çok beğendim, herkese hararetle öneririm... 

Yazar: Haruki Murakami
Çevirmen: Ali Volkan Erdemir
Sayfa Sayısı: 224
Basım Yılı: 2016
Yayınevi: Doğan Kitap

“Bir kadını yitirmek, tüm kadınları yitirmek demek…”
Doğan Kitap tarafından 2016 yılında yayımlanan Haruki Murakami’nin Kadınsız Erkekler adlı eseri, özlem, ihanet, ölüm, terk ediliş, vaz geçiş nedeniyle yalnız kalan birkaç erkeğin öyküsünün anlatıldığı bir hikaye derlemesidir.

“Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın. O gün en ufak bir uyarı, küçücük bir ipucu vermeden; önsezi olarak hissettirmeden ya da içine doğmadan; kapını çalmadan, hiç beklemediğin bir anda seni bulacak. Bir köşeyi döndüğünde, aslında çoktan oraya varmış olduğunu anlayacaksın. Geriye dönmek mümkün olmayacak. O köşeyi bir kez dönünce, orası artık senin için mümkün olan tek dünya olacak. O dünyada sen kadınsız erkeklerden biri olarak anılacaksın. Hep bu soğuk çoğul eki ile... "  
Haruki Murakami – Kadınsız Erkekler adlı eserinden bir alıntı.

26 Ekim 2017 Perşembe

ROY JACOBSEN - Harika Çocuk

Bu ekim ayında okuma performansım çok kötü, sadece iki kitap okuyabildim (aslında üç, bir tane de buraya yazmaya gerek görmediğim sudan bir kitap okudum), önce uzunca bir seyahat, sonrasında Vadideki Zambak'ı okumaya çalışma (Balzac'la frekansım pek tutmuyor ama sonunda başaracağım), sıkı takipçisi olduğum ve okuma zamanımla çakışan Snooker (bilardonun bir türü) turnuvasını izlemeye dalmam derken, Jacobsen imdadıma yetişti ve en azından iki kitaba ulaşabildim...

Norveçli yazar Roy Jacobsen'den geçen sene Görülmeyenler romanını okumuş ve çok sevmiştim, bu nedenle yazarın dilimize çevrilmiş ikinci kitabı ile devam etmeye karar verdim... Harika Çocuk 1960'lı yılların başında geçiyor 9 yaşındaki Finn'in büyüme hikayesi anlatılıyor, ülkesi Norveç'in sosyo-ekonomik durumuyla birlikte... Finn'in anne ve babası boşanmış, sonrasında babası bir iş kazasında ölmüş, anne bir ayakkabı mağazasında çalışıyor, oldukça yoksullar, sosyal konut şeklinde yapılmış bir sitede oturuyorlar, Finn çok zeki bir çocuk, ülkenin o tarihlerdeki ekonomik durumu da çok iyi değil (Norveç'i o şekilde hiç hayal edemedim o ayrı) velhasıl anne oğul kendi yağları ile kavrulmaya çalışıyorlar... hikaye Finn'in ağzından anlatılıyor, annesi ile ilgili bir tedirginliği var, anne de değişik bir kadın, ruh durumu dalgalanıyor, Finn büyümenin getirdiği durumlara adapte olmaya çalışırken biraz daha para kazanmak için evlerinin bir odasına kiracı alıyorlar, bir sendikacı (Kristian) o da ilginç bir adam... tam bu sırada babasının ikinci evliliğinden olan kardeşi 6 yaşındaki Linda kendi annesi uyuşturucu bağımlısı olduğu ve bakamadığı için bunların yaşamına katılıyor... Finn'in annesi Linda'yı çok benimsiyor ve severek bakıyor ama Linda'da bir tuhaflık var, önce aptal yaftası vuruluyor, sonrasında disleksi olduğu düşünülüyor ama tam da anlaşılamıyor... Linda ile ilgili bu problemlerle en çok Finn ilgileniyor, kardeşinin aptal olduğu kabullenmek istemiyor ve bu şekilde hikaye devam ediyor...

Aile ilişkileri çok yoğun ve travmatik ama yazar her şeyi çok örtülü anlatmıştı çözmek için kendinizin çabalaması gerek, buna rağmen çok sürükleyiciydi merakla okudum... sonuçta Görülmeyenler'i daha çok sevdiysem de bunu da beğendim ve tavsiye ederim...

Yazar: Roy Jacobsen
Çevirmen: Deniz Canefe
Sayfa Sayısı: 248
Basım Yılı: 2013
Yayınevi: YKY

Mutfak masasında oturmuş kızartmanın soğuyan yağlarını kemiriyoruz, bütün dişlerimiz gıcırdıyor. Ardından kâğıt oyunları oynuyoruz; Linda kazanması için hiçbir şey yapmamıza gerek kalmadan kazanıyor. Masanın karşısında oturan annemle bakışıyoruz ve karar veriyoruz -diye hissediyorum- yaşam şimdi başlıyor işte! Bütün kış ve ilkbahar boyunca da böyle devam edecek. Aman tahtaya vuralım. Sonra yaz, sonbahar ve altmışlı yılların geri kalanı boyunca. Erkeklerin oğlan çocuklarına, ev kadınlarının genç kızlara dönüştüğü o korkunç on yıl. Saçma sapan bir ev yenilemeyle, parasızlıkla ve özellikle de karanlık bir Kasım günü küçük açık mavi bavulunda atom bombası taşıyan çaresizlik, Grorud otobüsünden inip yaşamımızı altüst ettiğinde başlamıştı.

Norveç'in yaşayan en önemli yazarlarından Roy Jacobsen'den bir "büyüme" ve "değişim" hikâyesi... Arka planında Norveç'in 1960'larda yaşadığı sosyo-ekonomik dönüşümün yer aldığı Harika Çocuk'un merkezinde dokuz yaşındaki Finn ve annesi var. Annesi ile babası boşanmış, babasını hiç görmemiş olan Finn'in hayatı, evlerinin bir odasını kiralayan gizemli yabancı Kristian ve beklenmedik bir şekilde aralarına katılan üvey kardeşi Linda'nın etkisiyle değişir: Ne de olsa bu bir "Yuri Gagarin yılıdır" ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

12 Ekim 2017 Perşembe

JAMES JOYCE - Aforizmalar

Gözünü Kapat ve Gör

''İşin içine o kadar çok gizem ve bulmaca kattım ki ne demek istediğimi tartışıp duran profesörleri yüzyıllarca meşgul edecek. Ve bu, bir kişinin ölümsüzlüğünü garanti altına almasının yegane yoludur.''

''Bir boğanın boynuzlarını, bir atın topuklarını ve bir İngiliz'in gülümseyişini hafife almayın.''

''Çok az okudum; anladığımsa bunun daha da azıydı.''

''Hayat kötü bir kitabı okuyamayacak kadar kısadır.''

''Ülkeyi değiştirmek olanaksız. Gel konuyu değiştirelim.''

Yazar: James Joyce
Çevirmen: Nil Sakman-Fuat Sevimay
Sayfa Sayısı: 73
Basım Yılı: 2014
Yayınevi: Zeplin

Joyce'un Finnegans Wake de dahil tüm eserlerinden özenle derlenmiş olan Gözünü Kapat ve Gör, sizleri bambaşka bir James Joyce ile tanıştırırken, büyük yazarın daha iyi anlaşılmasında da önemli bir kılavuz olacaktır.


"Bırakın ülkem benim için ölsün."

"Öğrenmek isteyen kişi alçakgönüllü olmalı. Ama yaşam muhteşem bir öğretmendir."

"Bir hayalden uyanmak en az doğmak kadar acı verir."

"Ölüleri gömün. Diyelim ki Robinson Crusoe gerçekti. Bu durumda Cuma onu gömdü. Bakacak olursan her Cuma bir perşembeyi gömer."

"Yaşayıp güldüler, sevip göçtüler."