Kayıtlar

Kasım, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

WOLFGANG SCHORLAU - Münih Komplosu

Resim
W. Schorlau 1951 doğumlu, 68 hareketine katılmış, uzun yıllar sanayi şirketlerinde yöneticilik yapmış, 50 yaşından sonra yazarlığa başlamış bir Alman, 8 adet kitabı, birçok ödülü var... kitap polisiye olarak etiketleniyor ama aslında siyasi polisiye/derin devlet romanı olarak sınıflandırmak daha doğru olur...
Tanıtımdan da görüleceği üzere 1980’de Münih’te Oktoberfest sırasında gerçekleşen Almanya’nın en büyük terör saldırısını esas alarak hikayesini kurguluyor. Olay resmi makamlarca çok derinine inmeden soruşturulmuş, Almanya Federal Polis Teşkilatının (BKA) olaya karışmasına engel olunmuş, münferit bir Neonazinin yaptığı bir saldırıdır denilip çalakalem kapatılmış ve Alman Halkının daha sonra da anımsamaması için de her şey yapılmış...
Yazar sonsözünde tanımadığı iki polisin bu dosyayı getirip yanlarında okumasına izin verdiklerini, fotokopi çekmesine ve not tutmasına izin vermeden kayıtdışı olarak bu konuda roman yazmasını istediklerini belirtiyor. Dosyadan aklında kalanlar ve kend…

KAZUO ISHIGURO - DEĞİŞEN DÜNYADA BİR SANATÇI

Resim
Ishiguro’nun bu romanı çok uzun zamandır bekliyor, bir türlü elim gitmedi... bu arada yazarın başka iki kitabını okudum ama bu beklemeye devam etti, oysa ki çok incelikli yazılmış, mükemmel bir dönem romanıymış... Ishiguro bu romanı 1986’da yazmış ve aynı yıl Whitbread Yılın Kitabı Ödülünü almış...
Roman 1948’de başlıyor geri dönüşlerle savaş öncesini ve savaş sonrasını, değişen yaşam koşullarını irdeleyerek anlatıyor... zamanında etkili ve meşhur bir ressam olan Ono emekli olmuş ve büyük evinde geçmişin hesaplaşmasını yaparak yaşamaktadır. Otuzlu yıllarda sanatını Japonya’nın genişleme politikasının hizmetine sunan ve yurtseverlik karşıtı eylemlere karşı çalışan bir komitenin danışmanlığına getirilen Ono’nun savaş sonrasında itibarı tartışmalıdır. ‘’Kenji gibileri böyle cesurca ölsünler diye oralara gönderenler bugün nerede? Tıpkı eskisi gibi hayatlarına devam ediyorlar. Amerikalıların huzurunda terbiyelerini takınıp eskisinden de iyi durumda olanların birçokları bizi felakete sürükle…

STEPHENIE MEYER - KİMYAGER

Resim
S. Meyer’den ‘’Göçebe’’ kitabını çok severek okumuştum, sonrasında vampir serisi başladı ve benim yazarla olan ilişkim bitti... açıkçası başka bir kitabını okuyacağımı düşünmüyordum ki bu ay ‘’Kimyager’’ yayımlandı, tanıtım ilgimi çekti ve okumaya koyuldum...
Alex (birçok farklı takma ismi daha var), tıp fakültesi mezunu, moleküler biyoloji ve monoklonal antikorlar konusunda uzman olan çok zeki, becerikli ama antisosyal bir kadındır. Amerikan hükümetinin gizli bir birimi tarafından işe alınır, hazırladığı kimyasallarla terörist vb. suçlulardan bilgi almaktadır (açık olarak yazarsak işkencecidir). Günün birinde farkında olmadan öğrendiği bir şey, çalıştığı birimin kendisini ve ekibini öldürmek istemesine sebep olur. Tesadüf sonucu bu saldırıdan kurtulur ve 3 yıl boyunca kaçar ama peşindekiler de onu öldürmek için bir kaç teşebbüste daha bulunurlar. En sonunda o birimin başkanından bir e-posta alır ve büyük bir biyolojik tehdit nedeniyle kendisine ihtiyaçları olduğu, eski defterleri kap…

TAYFUN PİRSELİMOĞLU - BERBER

Resim
Bu Pirselimoğlu’ndan okuduğum ikinci roman, ilki (Kerr) muhteşemdi, bu ondan da güzel... arka kapakta bahsedildiği üzere kara bir kitap, ben bu tür kitapları pek sevmem ve çok çok az okurum... normalde bakmadan geçmem gerekirdi ama Pirselimoğlu ismini görür görmez hemen aldım ve elimden bırakamadan da okudum, mükemmeldi...
Yazarın okuduğum iki romanında da bir görünen hikaye, birde alt metin var, asıl çarpıcı olan o ikinci kısım... bu romanda distopik bir ülke kurgulanmış, faili meçhul cinayetler, orada burada patlayan bombalar, ışık hızıyla yükselen siyasiler, çok acayip geçen bir kara kış, sarı yağan kar, güve istilası gibi her türlü acayiplik var... işte tam da kıyamete beş kala ana karakterimiz, baba mesleği olan berberliğin yanı sıra kiralık katillik de (o da baba mesleğidir(!) yapmaktadır...  bu işle; ne bir davası olduğu, ne para için, ne de siyasi bir nedenden iştigal etmektedir... sadece babadan kalma bir alışkanlık (bir çeşit rutinlik) gibi devam etmektedir, bu işten kazandık…

TARIK TUFAN - Şanzelize Düğün Salonu

Resim
Yazardan ilk okumam ve bu kitabı almama sebep olan ise ismiydi... Şanzelize Düğün Salonu inanılmaz bir ad (oksimorona benziyor biraz), mutlaka bir yerlerde bu isimde gerçek bir düğün salonu da vardır... açıkçası konunun bu düğün salonu ile daha çok ilgili olacağını düşünüyordum ama pek öyle olmadı sadece yan karakterlerden biri orada çalışıyor ve orada bir kız kaçırıyor tüm ilişki bu kadar... belki yazar ana karakterin geçmişi ve bugünü arasındaki uçurumu işaret etmek istediği için bu adı seçmiş olabilir bilemiyorum...
Yazarın anlatımı, dili güzel, roman çok akıcı ilerliyor, merak hissiniz korunuyor, özellikle ilk 30-40 sayfa çok iyiydi ama kitabı bitirdiğimde bana bir şey vermediğini fark ettim... yani ee okudum da ne oldu hissinden hoşlanmıyorum ve şeyhler, müritler, tekkeler bölümleri de sinirimi zıplattı... velhasıl bu roman bana uymadı tek söyleyeceğim bu...
Yazar:  Tarık Tufan
Sayfa Sayısı : 292 Basım Yılı : 2015 Yayınevi : Profil
"Şeyh babamın vefatından hemen sonra, yeni şeyhin…

HERMANN HESSE - Rosshalde

Resim
Hermann Hesse’den okumak istiyordum ama bir türlü olmadı, bu kitabı yine Sevgili Eren’in ‘’Okuma Günlüğüm’’ blogunda görünce zamanı geldi diye düşündüm ve fevkalade güzel bir roman buldum...
Hesse’nin 1914 yılında yazdığı, otobiyografik bir yanı ve psikolojik yönü olan Rosshalde, evlilik romanı olarak anılıyormuş... ‘’Kitaba konu olan mutsuz evliliğin tek nedeni yanlış seçim değil; sorun çok daha derinlerde, bir sanatçının ya da düşünürün evliliğe yatkın olup olmadığında. Bunun cevabını bilmiyorum, ama benim durumum kitaba alabildiğine yansıdı; burada sona eren bir şey var, umarım gerçek hayatta onunla başka türlü başa çıkabilirim.’’(Hesse’nin babasına yazdığı mektuptan) Hesse’nin de ressam olması (kitap kapağındaki resim yazara ait) ve savaş zamanı yaşadığı ağır bunalım da romana yansımış gözüküyor...
Arka kapak açıklaması konuyu ayrıntılı olarak anlatıyor, hatta bu kadar çok detay verip tüm hikayeyi açık etmesine inanamadım, okuma zevkinin sihrini ortadan kaldırıyor, yayınevi sonraki …

KIM STANLEY ROBINSON - 2312

Resim
Amerikalı yazar Kim Stanley Robinson 1952 doğumlu olup,  lisans eğitimini San Diego Üniversitesi’nde, yüksek lisansını ise Boston Üniversitesi’nde edebiyat üzerine yapmıştır... 18 adet romanı, çok sayıda ödülü bulunan yazarın en ünlü eseri Mars Üçlemesi’dir (Kızıl Mars/1993, Yeşil Mars/1994, Mavi Mars/1996)... bilimkurgu konusunda önemli bir yazar olmasına karşın, yayıncılık sektörümüzün neredeyse hiç ilgi göstermediği bir yazar olmuştur... 2003’de Kızıl Mars, 2010’da Science In The Capital serisinin ilk kitabı Yağmurun Kırk İşareti yayımlanmış ama her iki serinin de devamı gelmemiştir... bu kez başka bir serinin ilk kitabı 2312, İthaki tarafından ekim ayında yayımlandı, umuyorum bu bir milat olur ve çok sevdiğim bu yazarın diğer romanları da -Mars üçlemesinin kalan iki kitabından başlayarak- İthaki tarafından basılır...
Bana göre Robinson en iyi bilimkurgu yazarlarının başında gelir ve dilimize çevrilen üç kitabı da severek okudum, özellikle Kızıl Mars muhteşemdir (yazar bu romanda 2…